Filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2015 Salı

Pişmanlık (No Tears for Dead / U-neun nam-ja) - Imdb: 6,7


Film özeti: "Profesyonel bir katilin küçük bir kızı yanlışlıkla öldürmesi sonucu, kızın annesini korumaya çalışmasını anlatıyor." 

O kadar güzel bir filmdi ki, "Güney Koreliler yine başarmışlar." dedim. Asla beni hayal kırıklığına uğratmıyorlar. Bu filmde de, aksiyon ve dramı harmanlamışlar ve sonuç olarak da mükemmel bir şey oluşmuş. Aksiyon ile dramı bir arada, bu kadar iyi sunmakta Kore sineması çok başarılı. 

Imdb puanı beni gerçekten çok şaşırttı, en az 7,5 - 8,9 arası falan beklerdim ben. Puana takılmayın. 

Bir de, en azından filmin ilk 10 dakikasını izleyin derim. Hani bazı filmler olur, filmin ilk başları temel olduğu için sıkılırsın, sonradan da "Bu filmi neymiş öyle ya!" dersin ya? İşte bu filmin ilk başı temel değil. O yüzden ilk 10 dakikasını izlediğiniz anda filmin kalitesini anlamanız ve gerisini de izlemek istemeniz mümkün. Temel sahneler filmin ortalarına doğru başlıyor ve bir süre sonra aksiyon dolu anlar sizi bekliyor.

Kızın ölümü beni hiç şaşırtmadı. Filmi tek başıma izlemedim, şaşıran oldu, ama ben filmlerde yarım saat sonrasını falan da tahmin edebildiğim için şaşırmadım. Bu özelliğimi sevsem de bazen film izleme keyfimi yerle bir ediyor. Ama kızın ölümü, o bakışlar, o... Neyse, spoiler vermeyeyim ben. Demek istediğim mükemmel bir sahneydi.

Koreli karakterlerin yeri geldiğinde İngilizce konuşulması alışılmış bir durumdur, ama akıcı konuşan fazla oyuncu yoktur. Filmde ise gayet akıcı ve düzgün şekilde telaffuz eden oyuncular vardı. Böyle küçük detaylara o kadar çalışılmış ki, filme bir daldın mı, kendini içinde hissediyorsun.

Bir diğer en önemli konu ise, aksiyon içerikli sahneler. Ben, bu sahnelerde her zaman mantık arıyorum, çünkü en iyi yapımlarda bile saçma ve gerçekle örtüşmeyen sahneler görmek mümkün. Ama bu yapımda, hatalar olduğundan en aza indirgenmiş idi. Film, bu yüzden takdirimi bir daha kazandı. Hatta filmin sonu o kadar gerçekçiydi ki, o son 20 dakika, şu anda bile içimi sızlatıyor. 

Son olarak size şu repliği bırakayım: 
"İlk defa mı Kore'ye geliyorsun?"  (...)
"En son gittiğim yer hamamdı."  Filmi izledikçe bu repliklerin anlamı yerine oturacaktır.

İyi seyirler!

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Şeytan Adasının Kralı (King of Devil's Island) - Imdb: 7,5


Film özeti: "Yaşanmış bir hikayeden uyarlanan film, Norveç’in Bostoy adasındaki ıslahevinde geçiyor. Reşit olmayan, genç suçluların tutulduğu bu hapishanede müdür ve gardiyanlar sadistlik derecesinde oğlan çocuklarına işkence yapmakta, onları ucuz iş gücü niyetiyle kullanmaktadırlar. Fakat 17 yaşındaki Erling’in bu işkence dolu delikte köle olmaya hiç niyeti yoktur. Kaçmak için elinden geleni ardına koymaz ve baskılara karşı genç mahkumlar arasında isyan çıkartmayı başarır. Norveç yapımı film 2011 Amanda Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Müzik ve En İyi Yardımcı Erkek oyuncu dallarında da ödüle layık görülmüştü." Daha ayrıntılı bilgi için şurayı tıklayabilirsiniz.

Film özetinde, ıslahevinde geçiyor yazıyor. Fakat ıslahevinde geçmiyor. Suç işlemiş çocukları, bir adada topluyorlar ve onlara ağır işler yaptırıyorlar. Eğer istemezlerse ıslahevine göndermekle tehdit ediyorlar. Aslında ıslahevi daha iyidir, ama elbette çocuklara ıshalevinin korkunç bir yer olduğu aşılanıyor.

"1915'li yıllarda çocukların ne zorluklar altında yaşadığını izliyorsunuz. Sorunlu çocuklar diye tabir edilseler de onlara yapılanlar yüzünden gözümüze batmıyor. Film olarak zaten çok etkileyici bir anlatıma sahip iken yaşanılanların bir de gerçek olması daha da fazla dokunuyor. Ayrıca filmin soğuk temasını çok sevdim. Tema soğuk, filmin içeriği dondurucu ikisi çok güzel örtüşmüş. Yaşanılanlar acı olsa da film olarak son derece başarılı bir yapım ortaya konmuş. Çocuk kalplerin merhameti bir nevi merhametsiz kalplere ibret olsun. Sonlara doğru bir sahne var ki aklıma direk Titanic filminden bir sahneyi gözümde canlandırdı. İzleyenler anımsayacaktır o sahneyi. Genel baktığımda yaşanması utanç verici olaylar örgüsü etrafında yapılan, işlenişiyle yüreklere dokunan ve izlenmeyi hak eden çok beğendiğim bir film. " demiş bir yorumcu. Kesinlikle doğru demiş, bu yazıyı da buraya yapıştırmak istedim.

Film özetinde, sadistlik derecesinde işkence gördükleri yazsa da, öyle bir şey yok. Sadece çocuklara ağır işler veriliyor, yanlış bir şey yaptıklarında cezalandırılıyorlar. En ağır ceza, adadan kaçmaya çalışanlara sırta 12 kırbaç ile veriliyor. Yani işkencelere dayanamazsanız bile izleyebilirsiniz, sorun yok.

Oyuncular elbette ki mükemmel, birçok ödül de toplamış. Üstte gördüğünüz fotoğraf, çocukların/gençlerin kaçma girişimi. Daha sonra, isyan olduğunda, uzaktan silahlı askerler onları durdurmak için geliyorlar. Fakat çocuklar ölme pahasına kaçıyor, çünkü onlara ıslahevinin korkunç bir yer olduğu aşılanmış.

Sonu çok mükemmel, hatta gözlerimin dolduğunu itiraf ediyorum. Çok anlamlı ve kötü-iyi karışımı bir sondu. Ayrıca kapanışı gerçek video görüntüleriyle yapmaları çok etkileyiciydi. Çünkü hatırlatayım, bu yaşanmış bir hikayeden alınmış. Bu yüzden, aldığı tüm ödülleri hakettiğini söyleyerek bu yazıyı bitiriyorum.

Bu filme zaman ayırmanız dileğiyle!

İyi Seyirler!