Diziler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diziler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2016 Pazar

72°C Hava + Game of Thrones'in Yayından Kaldırılması

Bu havalar beni öldürüyor. Bu yazıyı neden yazıyorum onu bile bilmiyorum. 25 tane yabancı dizi bitirdim ve milyonlarca film izledim ama hiçbirisinin incelemesini yapmadım. En azından ders çalışsam? Bu yaz yine bomboş geçecek. Arkadaşlarımla bile buluşamıyorum, hep bir sorun çıkıyor. Evden de çıkmadığım için maymuna benziyorum. Cidden. İnternet iki hafta önce 10 dakikada bir kesiliyordu, umarım ki artık düzelmiştir. Yoksa bu yaz günlerinde ne yaparım bilmiyorum. Muhtemelen kafayı yedim, ama Muhteşem Yüzyıl'a da başladım ben. 30. bölüme geldim. Evet? İşsizim. Şu anda moralimi düzelten tek şey yarın Game of Thrones'un 6. sezon finalinin olması! O kadar heyecanlıyım ki. Eğer yarıda bıraktıysanız izleyin çünkü: "Dünyanın en çok izlenen dizilerinden biri olan ve geçen yıl 14.4 milyon defa korsan indirilen Game Of Thrones’un tüm eski bölümlerinin internetten kaldırılması Digiturk’ün uyarıları neticesinde gerçekleşti. Digiturk, dizinin 6. sezon bölümlerini her pazartesi 23.00’da yayınlarken, kullanıcılar popüler diziyi ayrıca 'Dilediğin Zaman' ve 'Dilediğin Yerde İzle' uygulamaları aracılığıyla da izleyebiliyor." Ben bile zar zor, farklı sitelerden buldum bölümleri. Her neyse, bu saçma yazı da buraya kadardı... 

"The north remembers."
Öptüm.

21 Mayıs 2014 Çarşamba

The Walking Dead: Artık Yaşamak Zorunda Kaldığınız Dünya, Ölülerin Dünyası.



Yaklaşık on dizi izliyorum. Böylesi görülmedi! Bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladığım bir çizgi romandan uyarlanan bu diziyi, en ince ayrıntısına kadar sizinle paylaşmasam ölürdüm. The Walking Dead, dünyadaki en iyi on ikinci dizi. The Walking Dead, baş karakter Rick'in üzerine kurulu olmasına rağmen size "Bu bölüm acaba kim ölecek, umarım Rick olmaz." dedirtebilecek bir dizi. Ne kadar deli görünümlü, psikopat, tipinde bile hayır yok dediğiniz karakter varsa sonradan sevmeye başlıyorsunuz. Olamaz, geçmişte bunları mı yaşamış? Adam gibi adam! Fakat, siz sevene kadar iş işten geçiyor ve o karakter maalesef son nefesini veriyor. Yani, bir karakteri sevecekseniz baştan sevin. Eğer dizi zevkinize güveniyorsanız, bu dizinin hiçbir bölümünden sıkılmayacağınıza yemin edebilirim. Fakat, kendinizi alıştırın. İki bölümde bir "Aha, bu baş karakterlerden sayılır. Bu ölmez." dediğiniz karakterler ölüyor. Pardon, ölüyor mu demiştim? Sayılır. "Bu zombi filmi! Çocuklar için. Ne kadar iyi olabilir ki?" derseniz, şuracıkta keserim sizi vallahi. Bu arada, zaten dizide bir kere bile "zombi" kelimesi geçmiyor. Onun yerine "aylak" diyorlar. Hatta "ısırganlar", "deri-yiyiciler", "beyinsizler" gibi isimler kullanılsa da baş karakterlerimiz "aylak"ı kullanıyor. Neyse, ben diziyi övmeyi bırakıp karakterleri tanıtıma geçeyim. Yoksa öv öv bitmez. Ayrıca tüm karakterleri buraya yazarsam, bilin ki bir ayımı falan alır. Bu yüzden kendim seçmeye çalışacağım. Size not: "Bu karakterlerin yarısı ölü."



Rick Grimes, ilk başlarda "Bu adamdan bir şey çıkmaz." diye düşüneceğiniz bir polis şefi baş karakterimiz. Konu ailesi olunca her şeyi yapabilecek bir kapasitede. Bazen iyi kalbi konusunda kaybettiği olsa da, bu adamdan başka lider olamaz diye düşünüyorum. 









Lori Grimes, soyadından da anladığınız üzere Rick'in karısı. Rick öldü sanıp en iyi arkadaşıyla ilişkiye girmesini saymazsak, iyi kadın aslında. Dalga geçiyorum! İyi kadın mı? Lori var ya Lori, Rick'i kaç kere öldürtüyordu o kadın be. Kendini koruyamıyor ki. Bir de "Ölülerin Dünyası"nda hamile kalıyor, gerisini siz düşünün.



Shane, Rick'in en iyi arkadaşı. Lori ile ilişkiye girdi. Çok karışık, izleyince hemen anlarsınız zaten. Arkadaşı için her şeyi yapmaya hazır. Fakat konu Lori olunca... (Yazar burada spoiler vermemek için eline vuruyor.)


Gleen, bir Kore'li. Tüm karakterler arasında ölürse en çok üzüleceğim tek kişi. Böyle göründüğüne bakmayın. Abi, ben böyle cesur çocuk görmedim. Zaten ilk bölümde Rick onun sayesinde kurtulmuştu. Gleen, tüm karakterleri en az bir kez kurtaran ve sevdiği kişi için canını feda edebilecek karakterimiz. Sevdiği kişi? Maggie!





Maggie, Gleen'i ölesiye seviyor. Aşkları Maggie'nin "Sevişelim mi?" demesiyle başlasa da, örnek alınacak bir çift. O da Gleen için her şeyi yapmaya hazır. Açıkçası Maggie ölse, Gleen için çok üzülürüm.










Daryl ve Merle, ilk bölümden "İşte, adamım!" diyebileceğiniz iki karakter. Tanrım, Daryl'i ve Merle'i neden sonlara bıraktım? Kardeş bağları çok güçlü, abisi Merle dıştan psikopat ve acımasız görünse de -ki öyle- Daryl için her şeyi yapmaya hazır. Bu söylediklerim Daryl için de geçerli. (Soldaki Daryl, sağdaki Merle)










Andrea, ah Andrea ah. Anladık, kimse ölsün istemiyorsun ama yaptıkların yüzünden herkes canından oldu. Bence mantıklı düşünmeye başlamalısın.




Carol, birazcık psikopat olsa da grubu için her şeyi feda etmeye hazır. Hiçbir erkeğin cesaret edemediği şeyleri yaparak, ikinci sezonda seyircinin beğenisini kazanıyor. Fakat bu cesaretini iki şey tetikliyor. Yaşadığı iki acı. (Artık izleyin ve görün.)

Bu yazım kısa oldu, çünkü The Walking Dead'de spoiler vermemek gerçekten çok zor. Özellikle de "sadece" buradaki karakterlerin bile yarısından fazlasının öldüğünü hesaba katarsak. Bu arada, izleyip hemen bitirirsiniz. Fakat yeni sezon Ekim'de olduğundan, içinizde bir boşluk hissedeceğinizi biliyorum. Bu yüzden benim gibi yapın, o boşluğu çizgi romanları ve kitabıyla doldurun. D&R'den temin edebilirsiniz.

Not: Kitapta sonradan "Vali" adıyla tanıyacağınız Philip/Brian anlatılıyor, yani onun The Walking Dead'da görmediğimiz hayatını. Bu yüzden ilk diziyi izleyin derim.

Öptüm.




13 Temmuz 2013 Cumartesi

Pretty Little Liars: Kitapta Olan Olaylar


Bu etkinliği yapmadan önce Sasha Pieterse'nin yeni şarkısını dinlemenizi tavsiye ederim. Çok tatlı.


#KitaptaOlanOlaylar

-Kitaplarda Spencer sonradan uyuşturucu bağımlısı oluyor.

-9. Kitapta Hanna fotoğrafçı olduğunu iddia eden bir adama açık saçık fotoğraflarını çektiriyor.

-9. Kitapta fotoğrafları çeken adam Hanna'ya şantaj yapıyor. Hanna babasından 10.000 $ çalıyor ve babasının bir çalışanını suçluyor.

-Ayrıca kitapta Lucas ve Hanna çıkıyor.

-9. Kitapta Emily'nin Isaac adlı sevgilisinden hamile kaldığını öğreniyoruz.

-9. kitapta Spencer'ın annesi Spencer'ın yaşında çocuğu olan bir adamla nişanlanıyor. Spencer üvey kardeşinden hoşlanmaya başlıyor; ama onun gay olduğunu öğreniyor.

-9. Kitapta Aria Noel Kahn'la çıkıyor.

-10. Kitapta Aria, Noel ile ayrıldığında, Ezra'ya e-mail atıyor ve buluşuyorlar.

-10. Kitapta Ezra'nın Aria hakkında bir kitap yazdığını öğreniyoruz.

-8. kitabin sonunda A olayı sonuçlanıyordu ve kızlar A'dan ve Alison'dan kurtuluyordu. Ama 9. kitapta A mesajları yeniden başlıyor, 10. kitapta da devam ediyor.

-9. kitapta kızlar A'dan kurtulduklarından emin bir şekilde Jamaica'ya tatile gidiyorlar. Tatilde Alison'a ürkütücü bir şekilde benzeyen Tabitha isimli bir kızla tanışmışlardı. Bu kızın Alison olduğunu düşünüp onu bir binadan aşağı itip, öldürüyorlar.

Her okuduğumda bir öncekinden daha da tırsıyorum. Şu anda Türkçe'ye çevrilmiş kitaplar: Sevimli Küçük Yalancılar, Kusursuz, Mükemmel, İnanılmaz, Acımasız, Tehlikeli, Kalpsiz ve Sahtekar. Bunların hepsini okudum. Martı Yayınları'ndan alabilirsiniz. Ya da bir sonraki kitap fuarını bekleyin; çünkü çoğunu oradan aldım. Ayrıca kitapta Toby ve Mona ölüyor. Mona, Spencer'la uçurumda boğuşurken ölüyor. Toby ise  Alison'ı kitapta gerçekten gözetliyor. Alison onu bir gün onları gözetlerken yakalıyor ve ona bir ders vermek istiyor. Toby o sıralarda fişeklerle ilgilendiği için Alison arkadaşlarıyla ağaçevine bir fişek ateşlemeyi planlıyor. Alison aşağı inip fişeği ateşleyecekken Toby'nin üvey kardeşi Jenna'yı taciz ettiğini görüyor bu yüzden fişeği yanlışlıkla (bilerek) Jenna'ya atıyor. (Aslında kitapta Jenna ile bu olayı planlamışlar.) Toby bunu görüp "Senin yaptığını gördüm." diyor. Alison ise şantaj yaparak "Ben de senin yaptığını gördüm." diyor, bu yüzden Toby suçu itiraf edip bir ıslahevine gönderiliyor. Alison'ın cesedi bulunduktan sonra cenazeye katılıyor ve bu olay onu bir numaralı şüpheli yapıyor. Emily'yi de erkek arkadaşı Ben'den kurtardıktan sonra arkadaş oluyorlar. Emily erkeklerden mi kızlardan mı hoşlandığına karar veremese de daha sonra sevgili oluyorlar.  Foxy gecesi Toby eski anıları hatırlıyor ve Alison hakkında ürkütücü biçimde konuşuyor. Emily bundan korkarak arabadan inip evine kaçıyor. Toby ne kadar ısrar etse ve yalvarsa da onu evine almıyor. Sabahleyin cesedi bir intihar mektubuyla birlikte bulunuyor ve suçsuz olduğu böylece ispatlanıyor. Yani bunlar spoiler değil. Olma ihtimali çok düşük. Filmin yönetmeni kitaplardan gitmeyeceğini söyledi. Bana kitaplardan çok sapıyor gibi geldi. Ayrıca hala kitaplarda olan olaylara inanamıyorum. İnşallah hemen onuncu kitap da basılır. Bu linkten bakarsanız tüm kitapları görebilirsiniz. Tık! Adlarını çevirirsek: Alison'un Sevimli Küçük Yalancıları, Sevimli Küçük Yalancılar, Kusursuz, Mükemmel, Güvenilmez, Sevimli Kirli Sırlar (ara kitap), Kötü, Katil, Kalpsiz, Aranıyor, Bükülmüş, Acımasız, Çarpıcı, Yakılan, Ezilmiş. Adları bile korkunç! Size pazartesiye kadar yazamayacağım, sadece yorum yapabilirim. Yazlığa gidiyoruz. Herkese iyi haftasonları!

Öptüm.

18 Ocak 2013 Cuma

Pretty Little Liars: Sırları Olan Güzel Bir Kıza Asla Güvenme.

                

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 12 tane kitap bulunmakta. Pretty Little Liars -bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim- içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi. Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra -kitapta bu süre aslında 3 senedir- geride kalan 4 kızımızı, yani Spencer, Emily, Hanna ve Aria mesajlar almaya başlarlar. Hem de A isimli biri tarafından. Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nın kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar... A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sırlar neden cep telefonlarına mesaj olarak geliyor? Bu A kişisi kızlarımızdan ne istiyor olabilir? Babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi? Gibi sorular kafamızı allak bullak ediyor, bize seyir zevki yüksek keyifli bir dizi sunuyor.


Alison, (Tabii ki ilk Alison'dan başlamalıydım. Gizemli, kötü ve zeki karakterler her zaman favorimdir). Zavallım bir gece evden dışarı çıktı, çıkış o çıkış. Sonra kendisinin ölüm haberini aldık. Bu kız neden favorin Annabeth diye sorarsanız size tek bir cevap veririm: Kaltak. Hem de öyle böyle değil, en katmerlisinden. Ve ben onun bu sürtük, zeki, tehditkar ve "her şeyi yaparım", "her ortama uyarım" tarzına bayılıyorum! Flashback’lerin olduğu sahneler çok ama çok keyifli. Bu kızın ayrıca 96 doğumlu biliyor musunuz? İnsanın inanası gelmiyor, çok iyi bir seçim ayrıca. Diziye cuk oturmuş, onu izleyince böyle kötülük yapmak geliyor insanın içinden.


[tumblr_lwgkuaBfhB1r4udk0%255B6%255D.gif]
Spencer, oldukça zeki ve aktif bir kız. Ablasının altında ezilmemek için, ondan daha yukarıya çıkmak adına kendini paralıyor resmen. Bana göre Hanna ile beraber kendini en çok geliştiren karakter. O eski hali neydi, aman aman. Karı olsa yüzüne bakmazsın. Ama şimdi öyle mi, ekmek arası çıtır çıtır gider. Şaka bir yana, ben Spencer’ın en çok zeki olmasını seviyorum. Zaten dizilerde de varsa eğer favorim hep zeki karakterler -Alison favorim, çünkü bonus olarak kötü- oluyor. Ayrıca olayları aydınlatmada kimse onun kadar çalışmıyor. Bir yere girilecekse o öne doğru adım atıyor, başkalarını takip etmede hep onu görüyorum. Kitapları, odaları karıştıran hep bizim Spence. Çok yükleniyorlar bu kıza, çok üzülüyorum. Yok lan, bebeğime hiçbir şey olmaz. Aman nazar değmesin, şom ağzınızı açtınız az daha birinci sezon finalinde neler oluyordu öyle? Anam anam diyeyim ben saa… (Yazar burada okuyucuyu iyice merakta bırakarak dizinin izlenmesini sağlamaya çalışıyor. Spoiler mesaj olayı filan).


Hanna - pretty-little-liars-tv-show Photo
Hanna, ya da eski adıyla Dobişko Hanna. Bu kızımız geçmişte bir hayli kiloluydu. Tatlıya, hamur işine dayanamazdı. Nasıl okulun en gözde grubunda yer alıyordu anlamam. Alison devreye giriyor burada da, onu hem kollayıp koruyor, hem de alttan alttan kilolarıyla ilgili lafları çarpıyordu. Tabii ki Hanna’nın kilolu olması ona bu lafların söylenmesini haklı kılmıyor, ama o da biraz boğazını tutsaydı yahu. Sürekli gırtlağını düşüne düşüne göbeğini buldozer kepçesine çevirmiş. Tabi bizim kız da anladı, dünyaya zayıfların hükmettiğini  o da eziklikten kurtulmak için Alison öldükten sonra çeşitli şekillerde -anladınız siz onu- kilo verdi ve bu fit görünümüne kavuştu. Bölümlerde bazen onun tatlı yiyeceklerle olan komik ve acınası bakışlarını görüyoruz bazen. Hala kendisiyle savaş halinde biri Hanna. Ayrıca dizide şu ana kadar en büyük olan olay onun başına geldi. (Yazar burada duruyor, çünkü Spoiler içermek istemiyor. Sanki Blog hiç içermeyecek ya.)


Aria, bu kızımız Alison öldükten sonra ailesiyle İzlanda’ya gidiyor. Geri dönünce liseye başlamadan önce barda bir çocukla tanışıyorlar. Sonra İngilizce dersinde bir kafasını kaldırıyor, tanıştığı çocuk karşısında "Merhaba, ben yeni öğretmeniniz Ezra Fitz." diyor. Ne hissederdiniz düşünün artık. Ama gönül ferman dinlemiyor ve fiki fikilerine devam ediyorlar. Zaten bu Aria önceki dizisinde pek bir masum, pek bir saftı. Sonra burada önce punkçı olup pembe peruklar taktı. Ama favori oyuncularımdan birisi.


Emily, ben bu kıza üzülüyorum be. Bunun başına gelen, pişmiş tavuğun başına gelmedi. Ayrıca bir o kadar da tatlı.




Toby, Alison olayında baş şüphelilerden biri. Daha sonra ise rolü artıyor.


Jenna, o da bir olay sonucu -bu olay önemli, diziye başlayın ve iyi kurgulanan olayı öğrenin derim- gözleri kör olmuş güzel bir kızcağız Jenna. Dörtlümüze karşı derin bir nefret duyduğunu söyleyeyim hemen. Ses tonu, sarkastik cümleleri ve planları ile Jenna resmen bir saatli bomba. Tuvalet sahnesi var ikinci sezonda, Hanna dayanamayıp tokat atıyordu Jenna’ya. Orada çok üzülmüştüm, tamam o da kötülük yapıyor ama bir sor kendi kendine bu kız hep böyle kötü müydü diye? Hanna’ya çok pis küfür etmiştim.



Bu da Ezra. İşte Aria' ın öğrencisi olduğunu fark ettiği an.













Dizinin en güzel yanı dediğim gibi gizem unsurunu müthiş derecede iyi kullanması. Dizinin heyecanına katılıp kitaplarını alayım okurum diyorsanız kesinlike alın derim. PLL çok keyifli bir dizi, izlemekten hiçbir şekilde sıkılmıyorum ben. Umarım bu yazı da gaz verici bir unsur olur ve siz de başlarsınız. Tek istediğim, keyif almanız.



Başlamadığın her saniye neler kaçırdığını bilsen, kendini öldürürdün...
-A(nnabeth)
(Diziye ayak uydurarak bitirmeliydim tabii ki de…)

%70 Kaynakça