6 Nisan 2014 Pazar

Ve Bitti

Selam. Çoğunuz, hatta hepiniz beni unutmuşsunuzdur herhalde. Kaç ay oldu acaba yazmayalı. Son yazdıklarıma baktım da, o kadar saçma ki. Berbat. Ben mi olgunlaştım yoksa o zaman yazdıklarım mı fazla duygusal ve basitti bilmiyorum. Neyse, konuya girelim. Herhalde yazacak fazla konu olmayacak bir sonraki yazımda. Çünkü arkadaşlık sorunlarım tamamen bitti. Tamamen. Büyük konuşmak istemem, ama öyle. En son SB ile kavga ettiğimizde yazmışım. Anında yazdığım için "fazla" duygusal olmuş. Kendimi benzetirsem, son aylarda Elena'dan Katherine'ye geçiş yaptım gibi oldu. Gerçek yaşamda daha deli dolu oldum, fakat sanaldakiler çok duygusuzlaştığımı söylüyor. Eskiden böyle değilmişim. Bir insan durduk yere kendini Elena gibi kapatmazmış. Tamam, son cümleyi biraz değiştirdim. İşte neymiş samimi değilmişim. "duygusuz bir biç" gibiymişim. Tanrım çok saçma. Konudan saptım yalnız. Heh, SB ile kavgadan sonra asla eskisi gibi davranamadım ona. Kıvırcık vardı ya, hani hep erkeklerden konuşan sözde en yakın arkadaşım? Beni sattı. Önce SB'yi doldurdu. Nasıl derseniz, benim sanalda bir arkadaşım var. "Duygusuz bir biç" olmadan önce hep reel hazırlardım. Yazılar yazardım ona. Hani reel var ya, iki kızın gözlerine isim falan yazarsınız, ondan. Whatsapp profil resmim yapardım. O kızın adı Mendie'yle aynıydı. SB, Mendie'yi çok kıskanıyor. Kızın adı aynı olunca yaptığım reeller, yazılar, hediyeler hep Mendie'ye sandı. Kıvırcık doldurmuş bunu işte, SB de tam hazırdı doldurulmaya küstü benimle. Resmen bir barışıp bir kavga ediyorduk her akşam Whatsapp'tan. Ve bir ara, tıpkı birer çocuk gibi ikisi de beni kıskandırmak için Whatsapp durumları ve profil fotoğraflarını birbirleri yapmışlar. SB de bunu beni kıskandırmak için yaptığını açık açık söyledi. Fakat bende kıskanma duygusu yok, bildiğin yok işte. En fazla imrenirim, "Aaa, bende de olsa." derim. Asla "Onda olmasın, sadece benim olsun. Benim o." demem yani. Bunu da SB'ye söyledim. Uzun uzun kavga ettik o gün. Ben küstüm ilk defa. Ertesi gün zorla barıştırdı, dün gece düşünmüşmüş, haklı olan benmişim. Dedi ki: "Kıvırcık seni bana doldurdu, fakat sen sadece ondan nefret ettiğini söyledin. Görmemişim haklı olanı." O gün ilk defa birine trip attım, trip atmak denirse. Mendie'ye gittim, SB'ye bakmadım bazen. Dayanamadı en sonunda. Tam olarak dedi ki: "Eskisi gibi olalım. Bak şuraya yazıyorum. Söz veriyorum, yemin ediyorum, bak ant da içiyorum Kıvırcık'la bir daha konuşmayacağım. Bak ant içtim Annabeth." Ben de beşinci şansı verdim mal gibi, tam bir mal. O akşam Kıvırcık'ın yine dolduruşlarına gelmiş, küstü benimle. Triplerime dayanamadı herhalde, gerizekalı. Aslında o günü atlatsak eskisi gibi olabilirdik. Neyse yine kavga ettik Whatsapp'tan. Bana hakaretler etti. En sonunda engelledim son sözü yazıp. O da kendisinin aynı şeyi yaptığını sanmış. Ben bunları Popi'ye anlattım, hani okulun popi kızı. O da "o sıralar" Kıvırcık'a küsmüş, benden nefret eden Popi yanıma oturdu. Haftalarca yan yana oturduk. Çok tatlı bir kız, çok iyi. Bayağı samimi. En iyi arkadaş gibi bir şey olduk sınıf içerisinde. Haftalar sonra SB'nin annesi aradı. Annesi. İşimize karışmak istemiyormuş, ama barışmak istersem barışabilirmişim, bazen ağlıyormuş, beni özlemiş. Bir şey demedim, telefonu SB'ye verdi. Aynı şeyleri söyledi o da. Sonra bildiğin ağlamaya başladı, beni çok seviyormuş. İlk dayanamadım barıştım. Bir saat sonra mesaj attım. Vazgeçtiğimi, yine aynı şeyleri yaşaağımızı söyledim. Aradan aylar geçti, Popi "SB ile barış bence, seninle barışmayı çok istiyor." dedi. Ona da söylemiş. Kabul etmedim. O gün bugündür Popi ile arkadaşız. Sadece sınıf içerisinde. Artık D ile de samimiyiz. Zaten sınıf içerisinde çok sıcakkanlıyım. SB dışında herkesle arkadaşım, her teneffüs herkesle konuşuyorum. SB dedim, dikkat edin. Kıvırcık sınıftan gitti çünkü. SB ile S, yani hayatımı zindana çeviren iki eski arkadaşım da arkadaş oldular. Takılsınlar onlar. Zaten S ile de aramı düzelttim. Böyle çok daha rahatım. Sadece SB ile barışmak istemediğimden bayağı büyük konuştum, yemin ettim. Hatta eski bir arkadaşıma iki yüz lira sözü verdim. Ve birine daha. Sonra o arkadaş sağolsun, sınıfa girip sırf barışmamız için "Annabeth, SB ile barışmak istiyormuş." diye bağırdı. Küfür edecektim de neyse. Düşündükçe sinirleniyorum. Aylar sonra ilk defa SB'nin gözüne bakıp konuştum: "İki yüz lira vermem için öyle dedi." dedim. Bu kadar. İnşallah öyle düşündüğümü sanmamıştır. Ve rahatım evet, çok rahatım artık. Bu arada sizin yazılarınızı okumaya, yorum atmaya fırsatım olmadı. Söz okuyacağım okuyabildiğim kadar.



Öptüm.

2 yorum:

  1. ohhh be ben rahatladim valla sana yuk olan insanlari hayatinda bulundurmak gereksiz zaten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle Ellie! Ben de bayağı rahatladım.

      Sil